Vana Bilgileri

İnsanoğlunun başta su ve hava olmak üzere, çeşitli akışkanlara hükmetmek, bu akışkanların; geçişini veya durdurulmasını sağlamak, debisini ayarlamak, geri dönüşünü engellemek, akış yönünü değiştirmek, akış basıncını sınırlamak ve akış emniyetini sağlamak gibi amaçlara ulaşmak için kullandığı mekanik cihazlara vana denir.

Diğer bir tanımlama ile, vana; akışkanlara yol veren, onları durduran, karıştıran veya akışkanın yönünü ve/veya miktarını, basınç veya sıcaklığını değiştirebilen bir cihazdır.

Vanalar; borulama armatürleri içinde ağırlıklı bir yer tutarlar. Günümüzde geniş bir yelpazede; basit açma, kapama musluklarından, aşırı karmaşık servo sistemlere uzanan ve akışkanların kontrolü için kullanılan çok fazla sayıda vana çeşidi kullanılmaktadır. Bunlar; uzay uygulamalarında kullanılan çok küçük ölçme vanalarından, çapı metrelerle, ağırlığı tonlarla ifade edilen boru hattı vanalarına kadar değişiklik gösterebilmektedir. Değişik amaçlı kullanımlarda, kontrol edilen akışkan; bilinen sıvılar, gazlar, buharlar, radyoaktif malzeme olabileceği gibi, katı partiküller içeren sıvılar ve gazlar da olabilir. Hatta çimento, un gibi katı tozlar da akışkan olarak dikkate alınabilir.  Vanalar; vakum bölgesinden,  7000 bar ve üzerindeki basınçlara, -2000C soğuktan, ergimiş metal sıcaklıklarına kadar kullanılabilmektedir. Ömürlerine gelince; sadece bir kere açma veya kapama yapabilecek vanalar olduğu gibi, bakım ve onarım gerektirmeden binlerce kere açıp, kapaması beklenen vanalar da vardır.


1.        VANALARIN ANA PARÇALARI

Gövde: Kapatmanın gerçekleştiği akışkan geçiş kesitini ve fonksiyonel elemanları bünyesinde bulundurur, akışkanı çevreler ve yönlendirir, boru ile birleşmeyi sağlar, basınca mukavemet gösterir, çevreyi zehirli ve yanıcı akışkanlardan korur.

Kapak: Gövdeye kapaklık, açma kapama miline yataklık yapar, aktüatörü taşır, fonksiyonel parçaların montaj ve demontajını kolaylaştırır.

Açma- Kapama mili: Vanaya dışarıdan uygulanan açma kapama kuvveti ve hareketini, kapama organına iletir, kapama organına kayıtlama yapar.

Açma Kapama mili salmastrası: Hareketsiz ve hareketli parçalar arasında sızdırmaz bağlantı sağlar.

Kapama organı: Aldığı göreve göre akışı etkiler.

Aktüatör: Kapama organına hareket ileterek otomatik açma- kapama veya ayar yapar.


2.       VANALARIN SINIFLANDIRILMASI

Vanalar, özel yapıda ve özel amaçlar için kullanılan bazı tiplerin dışında genel olarak aşağıda verildiği şekilde sınıflandırılırlar.

2.1.    Akış Kontrol Şekline göre; 

a)     Kapama Vanaları: Akışkanın istenilen yerde olup, olmamasını kontrol ederler, akışkanların karışmasına izin verirler veya engellerler, acil durumlarda akışı keserler. Kapalı konumda belirlenmiş bir sızdırma değerini aşmamaları, açık konumda da basınç kaybını minimize etmeleri beklenir.

b)     Kısma ve Kontrol Vanaları: Debinin zamana bağlı olarak değiştirilmesi veya ayarlanması istendiğinde kullanılırlar. Elle (Manuel) veya aktüatör ile akış debisini, basıncını ve sıcaklığını düzenlerler. Ayrıca, değişen proses şartlarında, etken faktörlerin kontrolü ile, bir parametrenin sabit tutulması gibi görevleri de olabilir.

c)     İstenmeyen İşletme şartlarının önlenmesini sağlayan Vanalar: Bunların içinde en önemlileri; istenmeyen basınç artışlarını önleme ve bir hatta akışın geri dönüşünü veya bir hattan, diğer hatta akışkanın karışmasını önleme görevleridir.

 

2.1.    Bağlantı şekline göre;

a)     Vidalı (İç vidalı, Dış vidalı): Genelde DN 50, vida sızdırmazlığının çok önemli görülmediği durumlarda da DN 100 anma ölçüsüne kadar kullanılır. Bu bağlantılarda kendi kendine sızdırmazlık sağlayan (TS 61-210, ISO 7/1) ve sağlamayan (TS 61-200, ISO 228/1) vidalar söz konusudur.

b)     Flanşlı: Bu bağlantılar, genelde DN 65 ve yukarı anma ölçülerinde kullanılır. Vidalı bağlantıya göre tesisata daha kolay monte edilirler. Vana veya borunun döndürülmesine gerek yoktur. Vanaların sökülmesi de kolay olur. Basınç kademesi, malzeme, kullanım yeri ve işletme sıcaklığı gibi parametrelere göre flanş kalınlığı, çapı, bağlantıyı sağlayan saplama çapları standartlarda verilmiştir. (TS ISO 7005, TS 5014, TS 6755, ISO 2084, ISO 2441, ANSI B16.5, API 6A)

c)     Kaynak Bağlantılı (Alın Kaynak- Buttweld end connection/ Schweissende veya Geçme Kaynak Bağlantılı- Socketweld end connection/ Schweissmuffe): Flanşlı bağlantıların sıcaklığa bağlı form değişikliğine uğramaya eğilimleri, sıcaklığın ve sıcaklık dalgalanmalarının fazla olduğu işletmelerde kaynak bağlantısını gündeme getirmiştir. Bu bağlantı; çevre, emniyet, sağlık veya verimlilik sebepleri ile bağlantılarda “sıfır kaçak” istendiğinde, PN 160 (ANSI Class 900) basınç kademesi ve üstünde kullanılır. Kuvvet santralleri, rafineriler gibi işletmelerin hemen hemen bütün su ve buhar hatlarında kaynak bağlantı söz konusudur. Yüksek basınç- yüksek sıcaklık uygulamalarında; Alın kaynak bağlantı, DN 65 ve üstü anma ölçülerinde, Geçme kaynak bağlantı ise DN 50 ve altı anma ölçülerinde kullanılır.

d)     Sıkıştırmalı (Wafer- Sandviç Tip): Kendisinde herhangi bir bağlantı sistemi olmayıp, flanşlı armatür ve/ veya tesisat flanşları arasında sıkıştırılarak monte edilebilen, vana boyut ve ağırlığında ciddi küçülmeler sağlayan bir bağlantı şeklidir. Kolay monte edilip, sökülebilme avantajı da vardır.

e)     Rakor Bağlantılı: Vidalı bağlantılı vanaların, boruların geri sökülmesi gibi sorunlu işlemlere yol açmadan monte edilip, sökülmesini sağlayan ara bağlantı sistemidir.

f)      Kelepçe Bağlantılı: Hortumların vanaya bağlantısı için kullanılır. Yüksek basınçlar için uygun değildir.

g)     Sert lehim Bağlantılı: Genelde bakır ve bakır alaşımı malzemeden imal edilmiş vanaların, yine aynı malzemelerden borulara bağlantısı için kullanılır. Kolay sayılabilecek bir bağlantı şeklidir. Yüksek sıcaklık ve yüksek basınç uygulamalarında kullanılmaz.

2.1.    Kapama organının iş hareketine göre;

a)     Doğrusal

b)     Akış yönüne dik eksende dönerek

 

2.2.    Akış Yönüne göre;

a)     Düz

b)     Köşe

c)     Üç yollu

d)     Dört yollu

e)     Çok yollu

 

2.3.    Fonksiyonlarına göre;

a)     Kapama

b)     Boşaltma

c)     Basınç Ayar

d)     Basınç Düşürme

e)     Debi Ayar

f)      Seviye Ayar

g)     Sıcaklık Ayar

h)     Karıştırma

 

2.4.    Tahrik Şekline göre;

a)     El ile (Manuel)

b)     Aktüatör Tahrikli

 

2.5.    Malzemeye göre;

a)     Metal (Demir ve alaşımları)

b)     Metal (Demir dışı metaller ve alaşımları)

c)     Termoplastik Malzeme

d)     Elastomer Malzeme

 

2.6.    İmalat Yöntemine göre;

a)     Döküm

b)     Dövme

c)     Çekme Çubuk’tan

d)     Enjeksiyon Döküm

 

2.7.    Gövde yapısına göre;

a)     Tek Parçalı

b)     İki Parçalı

c)     Üç Parçalı

d)     Çok Parçalı

 

2.8.    Salmastra cinsine göre;

a)     Elastomer örgü veya paket salmastralı

b)     Kendi kendine sızdırmazlık sağlayan O- Ring salmastralı

c)     Metal Körük salmastralı

d)     Membran salmastralı


3.
GENELDE EN ÇOK KULLANILAN VANA CİNSLERİ

3.1.    ÇOK TURLA AÇILIP, KAPANAN VANALAR (MULTI TURN VALVES- HUB VENTILE)

3.1.1.  SÜRGÜLÜ VANA (GATE VALVE- SCHIEBER VENTIL)

Çalışma Şekli:  

Sürgülü vanalar; akışkan geçişini, iki sızdırmazlık halkası arasında, geçiş yönüne dik olarak kayan bir diskle (sürgü ile) kapatıp, açarak görevlerini yerine getirirler. Sürgü; tek parça olabileceği gibi, çok parçalı da olabilir. Tam açık veya tam kapalı olarak çalışmaları tercih edilir. Hassas akış kontrolü için uygun değillerdir. Son yıllarda kullanımları giderek azalmaktadır.

 

Üstünlükleri:

-       Tam açık vana, akış için direnci oldukça düşük, düzgünce bir geçiş sağlar.

-       Her iki taraftan akış için de kullanılabilirler.

-       Vana herhangi bir konumda monte edilebilir. Ancak, milin yere dik ve volanın üstte olması tercih edilir.

-       Büyük anma ölçülerinde bile kısa vana boyu söz konusudur.

-       Ucuzdurlar ve rahat bulunabilirler.

-       Yüksek basınçlara uygun tipleri vardır.

-       Yangın emniyetli veya düşük sıcaklıklara uygun tipleri vardır.

 

Zayıf Yönleri:

-       Hassas akış kontrolü için uygun değillerdir, çünkü; akışın kısılması ile milin hareketi arasında belirli bir orantı yoktur. Vana, yaklaşık %75 kapanana kadar, ancak çok düşük oranda bir akış kısılması sağlanabilir. Tam açık veya tam kapalı olarak çalışmaları tercih edilir. Kontrol için yarım açık tutulduğunda, sürgü titreşerek gürültü çıkarıp, sitlere çarpabilir.

-       Tam sızdırmazlık istenen tesisatlar için uygun değildir.

-       Vana yüksekliği, diğer tip vanalar içinde en yüksek olanıdır. Yükseklikte çok yer tutar.

-       Uzun strok yüzünden açma kapama süreleri uzar.

-       Ölü hacim içermektedirler. Vana içinde kalıntılar birikebilir. Bu kalıntı birikimi, vananın çalışmasını engelleyecek boyutta olabilir. Bakım ihtiyacı fazladır.

-       Sızdırmazlık yüzeylerinin mekanik zorlanması önem taşır. Kapama sonlarında ve açma sırasında, basınç dengesi sağlanana kadar ( yaklaşık %10 açmaya kadar) çıkış tarafında kalan sızdırmazlık yüzeyi sürtünme ve aşınma etkisinde kalır. Sık açma kapama için uygun değildir.

-       Esneme kabiliyeti olmayan tek parça sürgü ile sıcak akışkan geçen bir tesisatta kapatma yapıldığında, sürgü akışın biraz dışında kaldığı için nispeten soğuk olarak yuvasına oturur. Akış kesildiği için çıkış tarafı soğumaya başlar, gövde kasılır ve sürgü sıkışır. Açmak için aşırı kuvvet uygulanması gerekir. Sıkışmış parçanın sürtünerek açılması, sızdırmazlık yüzeylerinde bozulmalara yol açar. Bu da sızdırma, sit yüzeyinin erozyonu ve sonuçta büyük kaçaklara sebep olur.

-       Yarım açık pozisyonda, debi yüksek ise, sürgü titreşmeye ve gürültü ile yan sitlere çarpmaya başlar. Bu da sızdırmazlık yüzeylerinde bozulmalara yol açar.

 

Akışkan Cinsi:

Temiz, sıvı akışkanlar

 

Akış Yönü:

Her iki yönde de mümkündür.

 

Kullanım Yerleri:

Sıcak ve Soğuk Su Tesisatları, Buhar Tesisatları, Petrokimya Tesisleri, Petrol taşıma hatları

 

Tahrik Şekli:

Genelde el ile, motorlu aktüatörler ile,

 

Anma Ölçüleri:

DN 15’ten DN 1000’e kadar olabilmektedir.

 

Anma Basıncı:

PN 600’e kadar çıkılabilmektedir. Ancak, genelde PN 40’a kadar imal edilmektedirler.

Çalışma Sıcaklık Aralığı:

-2000C’den +8000C’ye kadar genişleyebilmektedir. Ancak, genelde –400C ve +1500C aralığı için imal edilmektedirler.

 

Gövde Malzemesi:

Bakır alaşımları (Pirinç, Bronz), Çelik, Paslanmaz Çelik ile Pik, Sfero, Çelik ve Paslanmaz Çelik Döküm.

 

Tesisata Bağlantı Şekli:

Vidalı, Flanşlı

 

İlgili bazı mamul standartları:

TS 457 ISO 5996, TS 3147, TS 516, TS 7843, ISO 5996-1984; DIN 3352, API 6D, API 600- 602- 603- 604- 605, BS 1414, BS 5150- 5151- 5154- 5157- 5163, BS 5352

 

Sürgülü Vana Tipleri:

 

a)     Mil ve volana göre:

           

-       Mil vidası dışta ve yükselen volanlı

-       Mil vidası dışta ve yükselmeyen volanlı

-       Mil vidası içte ve yükselmeyen volanlı

Anılan tiplerin;

Avantajları:

Mil vidası dışta olanlarda; vidanın akışkan ile temasta olmaması, bakım kolaylığı agresif ve aşındırıcı özelliği olan akışkanlar için kullanım kolaylığı,

Yükselen volanlılarda; gözle strok kontrol imkanı,

Yükselmeyen volanlılarda; aktüatör uygulama kolaylığı.

 

Dezavantajları:

Yükselen volanlılarda; volan için daha fazla yer ihtiyacı doğması,

 

b)     Sürgü cinsine göre:

-       Paralel sürgülü: Kapatma organı olarak sürgü ve sitlerin birbirine paralel olarak imal edildikleri vana tipidir. Paralel sürgüyü, sit yüzeyine bastıran kuvvet akışkanın basıncı ile sağlanır. Artık, çok kullanılan bir sürgülü vana tipi olmaktan çıkmıştır. Bu tipler, büyük anma ölçülü baraj, sulama kanal vanaları olarak kullanılmaktadır.

Kama sürgüye göre avantajları: Kısa boyları sebebi ile direnç katsayıları düşüktür. Sürgü, sit yüzeylerine devamlı sürtündüğü için, katı partiküller içeren sıvılar için de kullanılabilir. Vanada aktüatör kullanılacak ise, daha ucuz ve güvenilir olan konum stoplamalı bir aktüatör yeterli olacaktır. Büyük Kuvvet santrallerinde, sadece bu sebepten, paralel sürgülü vanalar tercih edilmektedir. Yapısı gereği, sıcak akış olan hatlarda, sürgü soğuk iken kapatılmış ise, daha sonra milde oluşacak termal genleşmeler, alt tarafta bir sınırlama olmadığı için, sürgüyü aşırı yük altında bırakmaz.

Kama sürgüye göre dezavantajları: Sürgünün sit yüzeyleri ile devamlı temas halinde olması, diğer taraftan sızdırmazlık yüzeylerinde bozulmalara sebep olabilir. Bu yüzden; sık açıp, kapama istenen yerlerde kullanılmamalıdırlar.

-       Kama sürgülü: Paralel sürgülülerden farkı, sürgünün alta doğru incelerek, bir açı ile kama şekli almış olmasıdır.

Paralel sürgülüye göre avantajları: Kama şekli, sızdırmazlık sağlayabilmek için yan sitlere daha yüksek kuvvet uygulanabilmesini ve sadece yüksek basınçta değil, alçak basınç kademelerinde de çalışabilme imkanı sağlar. Metal sitli vanalarda, kama sürgü daha iyi bir sızdırmazlık sağlar.

Paralel sürgülüye göre dezavantajları: Vanada aktüatör kullanılacaksa, tork emniyetli, daha pahalı bir aktüatör kullanılması gerekecektir.

-       Elastomer kaplı Sürgülü: Sürgünün elastomer kaplanması ile sızdırmazlığı metal metale olmaktan çıkararak, çevresi ile sızdırmazlık sağlayan bir sürgü çeşididir.

-       Parçalı kama sürgülü: Sıcaklık değişmeleri sonucu sürgünün sıkışmasını ve sit yüzeylerini bozmasını önlemek için tasarlanmışlardır.

 

c)     Salmastraya göre:

-       Elastomer örgü veya paket salmastralı: Bakınız “Glob Vanalar”

-       Kendi kendine sızdırmazlık sağlayan O-Ring salmastralı: Bakınız “Glob Vanalar”

-       Metal Körük Salmastralı: Bakınız “Glob Vanalar”

-       Membran salmastralı

 

İşletmede dikkat edilecek hususlar:

 

Sızdırmazlık yüzeyleridevamlı sürtünme halinde oldukları için, akışkanın temiz olmaması durumunda, iki yüzeyin arasına katı partiküllerin girmesi ile yüzeylerde bozulmalar olacak, kaçak başlayacaktır. Akışkanın temiz olması, filtreleme çok önemlidir.

Sürgünün altına, sürgüyü yataklamak için bırakılmış yuva, kir ve katı partiküllerin biriktiği bir hacim olmaktadır. Bu birikintiyi, bir ölçüde de olsa temizlemek için, vana kısa aralıklarla 1/5 oranında açılıp, kapanarak, hızlı akışın birikintiyi oraya yerleşmeden atması sağlanmalıdır. 

Uzun süre vananın kapalı kalması halinde, sürgü alın yüzeylerinde tortu birikimi söz konusu olabilir. Bu hem sürgünün rahat açılıp, kapanmasını önler, hem de yine yüzeylere sürtündüğünde, sızdırmazlık yüzeylerini bozabilir. Bu problemle karşılaşmamak için de, vana uzun süre kapalı tutulmamalı, belli aralıklarda açılıp, kapanmalıdır.

Kullanılan akışkanın sıcaklık düştüğünde donma veya katılaşması söz konusu olabilecek ise, gövdenin serpantin, ceket gibi bir düzenle ısıtılması gerekir.

Genel enerji tasarrufu açısından da; vanaların ortama ısı kaybına yol açacak geniş yüzeyleri olduğu unutulmamalı ve ortam sıcaklığından farklı akışkanın geçtiği vanalar muhakkak izole edilmelidir.

 

Bakım, onarım:

Bu tür vanalarda en çok karşılaşılan sorunlar; sızdırmazlık yüzeylerinin aşınması ve salmastra kaçaklarıdır.

Mil salmastrasından kaçak söz konusu olduğunda, salmastra sıkıştırılarak kaçaklar önlenmelidir. Ancak; vanalar tesisata bağlanmadan önce uzun süre depoda beklemiş veya sıkıştırılabilme sınırının sonuna gelmiş ise, salmastralar elastikiyetlerini kaybederek, kaçırmayı önleyemez hale gelebilirler. Bu durumda onarım mümkün değildir ve salmastra yenilenmelidir.

Sızdırmazlık yüzeylerinin zarar görmüş olması sonucu onarım işi gerektiğinde, yüzeylerin taşlanması, alıştırılması gibi işlemler zorunlu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden bu tür onarım işinin imalatçı firmada yaptırılması daha doğru olacaktır.

Kavitasyon, erozyon gibi problemler sonucu gövdede aşınma, delinme söz konusu olduğunda, teknik alt yapı mevcut ise, gerekli önlemler alınarak ve teknolojik gerekler yerine getirilerek, özellikle çelik vanalarda kaynak dolgusu ile onarım yapılabilir.

3.1.2.  OTURMALI TİP VANA- GLOB VANA (GLOBE VALVE- SITZ VENTIL)

 

Çalışma Şekli:  

Oturmalı tip (Glob) vanalar; bir milin ucuna bağlı klapenin, akışkan geçiş deliğinin üstüne oturtulması veya kaldırılması ile, akışkan geçişini kesip, açarak görevlerini yerine getirirler. Klapeler, normalde bir tabak şeklindedir. Kontrol vanalarında, klapelerin uçlarında, geçiş deliğinin içine uzanan, parabolik çıkıntılar bulunur. Glob vanalar klape tipine bağlı olarak, farklı akış karakteristiğine sahip olurlar.

 

Üstünlükleri:

-       Hassas akış kontrolü sağlarlar.

-       Klapenin, sit ile sürtünmesiz, oturarak teması ile iyi bir sızdırmazlıksağlanır.

-       Yüksek basınç ve sıcaklılara uygun tipleri vardır.

-       Gaz akışkanlar için de uygundurlar.

-       Çok sık ve çok sayıda açılıp, kapanmaya uygundurlar.

-       Sürgülü vanalara göre, mil klapeyi doğrudan sitin üzerine bastırdığı için, bu kuvvet uygulaması, sızdırmazlığı olumlu etkilemektedir. Bu yüzden, özellikle atmosfere açık tehlike yaratabilecek yüksek basınçlı akışın söz konusu olduğu durumlarda, kapama vanası olarak Sürgülü vana yerine, Glob vanalar tercih edilmektedir.

 

Zayıf Yönleri:

-       Yapıları itibarı ile basınç kayıpları fazladır.

-       Ölü hacim içermektedirler. Vana içinde kalıntılar birikebilir.

-       Akış, sadece vana üstünde belirtilmiş yönde mümkündür. İki yönlü çalışmaya uygun değildir.

-       Büyük anma ölçülerinde, açma kapama miline çok büyük kuvvetler etkimektedir. Bu kuvvet, kapamayı zorlaştırmaktadır. Büyük debilerin kontrolü söz konusu olduğunda; akışı iki veya daha fazla küçük hatta ayırmak ve küçük Glob vanalar kullanabilmek, genelde uygulanan bir yöntemdir.

 

Akışkan Cinsi:

Temiz, nötr veya agresif sıvı, gaz akışkanlar

 

Akış Yönü:

Belirtilmiştir. Aksi yönde akış doğru değildir.

 

Kullanım Yerleri:

Sıcak ve Soğuk Su Tesisatları, Buhar Tesisatları, Kızgın Yağ Tesisatları, Petrokimya Tesisleri, Makina İmalatı, Özel Araç İmalatı, vb.

Tahrik Şekli:

El ile, motorlu aktüatörler ile, kısa stroklularda mıknatıslanma ile (Solenoid valfler)

 

Anma Ölçüleri:

DN 15’ten DN 400’e kadar olabilmektedir.

 

Anma Basıncı:

PN 300’e kadar çıkılabilmektedir. Ancak, genelde PN 40’a kadar imal edilmektedirler. Vanalarda giriş ve çıkış basınçları arasındaki “Basınç Farkı” standartlarda (DIN 3356) bazı basınç kademe ve Anma ölçülerinde anma basıncının altında verilmektedir. (Örneğin: PN 16, DN 200 Glob Vanada Basınç farkı en fazla 14 bar olabilir, şeklinde verilmektedir) Bu, anılan vananın bir ucu atmosfere açık ise, vananın çalışma basıncı, anma basıncı olan 16 bar değil, ancak 14 bar olabilir, anlamına gelmektedir.

 

Vana klapesi’nin, kapalı konumda veya tam kapanmak üzere iken, akışkan basıncı karşısında karşı karşıya kaldığı kuvveti hesaplarsak;

 

Kuvvet (kgf) = Klape etkin alanı (cm2) x Basınç (bar) olmak üzere,

 

DN 200 bir vana için hesapladığımızda, Basınç= P= 14 bar ise (Geçiş delik çapı = D ≈ 200 mm = 20 cm);

 

Klapeye karşı, akışkanın basıncı ile uyguladığı kuvvet = F = [(3,14 x 202) / 4] x 14 = 4 .396 kgf olarak çıkmaktadır., Vanayı kapatmak istediğimizde operatör veya aktüatör tarafından, mil üzerinden, akışkana karşı bu kuvvetin uygulanması gerekmektedir. Akışkanbasıncı arttığında bu kuvvet ciddi problemler yaratabilmektedir. Bu kuvvetin makul düzeylere indirilebilmesi için çeşitli yöntemlerle, klapenin arka yüzeyine de akışkan basıncını aktararak basınç dengeleme yoluna gidilmektedir. Basınç denge körüklü, pilot klapeli vana uygulamaları söz konusudur. Bunun uygulanamadığı durumlarda, daha küçük vanalar kullanılarak, kısa devre hatları ile dengeleme yapılabilmektedir. Bu tür uygulamalara genellikle Anma Ölçüsü DN 65 ve üzerindeki vanalarda gidilmektedir. Kuvvetin basıncın karesi ile arttığını bildiğimize göre, küçük çaplarda kuvvetler kayda değer boyutlara ulaşmamaktadır.

 

DN 50 vanada, 16 bar basınç için; F = [(3,14 x 52) / 4] x 16 = 314 kgf olmaktadır ve operatör tarafından vidalı bir mil sistemi ile karşılanabilecek boyutlarda kalmaktadır.

 

Çalışma Sıcaklık Aralığı:

-2000C’den +4000C’ye kadar genişleyebilmektedir. Ancak, genelde –500C ve +2500C aralığı için imal edilmektedirler.

 

Gövde Malzemesi:

Bakır alaşımları (Pirinç, Bronz), Pik, sfero, çelik ve paslanmaz çelik Döküm ile Çelik ve Paslanmaz Çelik, PVC, PP

 

Tesisata Bağlantı Şekli:

Vidalı, Flanşlı, Kaynak Ağızlı

 

İlgili bazı mamul standartları:

DIN 3356, TS 15, ANSI B16.34, BS 1873, BS 5352, BS 5152, BS 5154, BS 5160

 

Glob Vana Tipleri:

 

a)     Mil ve volana göre:

-       Mil vidası dışta ve yükselen volanlı

-       Mil vidası dışta ve yükselmeyen volanlı

-       Mil vidası içte ve yükselen volanlı

-       Mil vidası içte ve yükselmeyen volanlı

·       Dönen milli

·       Dönmeyen milli

Anılan tiplerin;

Avantajları:

Mil vidası dışta olanlarda; vidanın akışkan ile temasta olmaması, bakım kolaylığı agresif ve aşındırıcı özelliği olan akışkanlar için kullanım kolaylığı,

Yükselen milli ve volanlılarda; gözle strok kontrol imkanı,

Dönmeyen millilerde; uzun salmastra ömrü.

Yükselmeyen volanlılarda; aktüatör uygulama kolaylığı.

 

Dezavantajları:

Yükselen volanlılarda; volan için daha fazla yer ihtiyacı doğması,

Mil vidası dışta, yükselmeyen volanlı ve dönmeyen millitip avantajların hepsine sahip olmasına rağmen, imalat maliyetleri yüksektir.

Ayrıca; volan, köprülü bir kapak sistemi ile vana gövdesinden uzaklaştırılmamış ise, sıcak akışkan ile çalışma durumunda, operatörün volanın aşırı ısınması sebebi ile vanayı açıp, kapaması zorlaşmaktadır.

b)     Gövde şekline göre:

-       Düz Geçişli: Genelde yüksek basınç kayıpları söz konusudur. Her ne kadar adı düz geçişli olsa da, bu sadece tesisata bağlantı için geçerlidir. Vana içinde akışkan bir "S" çizerek yol alır.

-       Köşe: Tesisat köşe noktaları için avantaj sağlarlar.

-       Y- tip: Basınç kayıpları yaklaşık yarı yarıya azaltılmıştır. KV değeri artmıştır. Vana içinde akışkan kalıntısı kalma riski daha azdır. Ancak, strok daha uzundur.

 

c)  Salmastraya göre:

-       Elastomer örgü veya paket salmastralı: Klasik salmastra tipidir. İşletme sırasında, devamlı takibi ve kaçak söz konusu olduğunda, sıkıştırılarak, sızdırmazlığı sağlamaya devam etmesi gerekmektedir. Asbest kanserojen olduğu için günümüzde asbestsiz malzemeden yapılmış örgü salmastralar kullanılmaktadır. Bunların içinde en yaygın kullanılanları, saf grafit malzemeden yapılmaktadır.

-       Kendi kendine sızdırmazlık sağlayan O-Ring salmastralı: Sıcaklık ve basınç kademeleri için uygun seçilmiş elastomer malzemeden yapılmış O-Ringli salmastra grupları, salmastra yuvası ve mil yüzeylerinin uygun şekilde temiz ve pürüzsüz imali ile uzun ömürlü olarak, bakım onarım takibi ve yeniden sıkıştırılma gerektirmeden görev yaparlar. Ancak, elastomer malzemenin genelde 150 0C’nin üstünde sıcaklıklara dayanamaması, bunların kullanım sahasını sıcaklık kısıtı ile sınırlamaktadır.

-       Metal Körük salmastralı: Millerin çevresinden, çevreye sızdırmazlığın önem taşıdığı tesisatlarda, Elastomer salmastraların zaman içinde kurumaları ve tekrar sıkıştırılmaları gerektiğinden, çevreye “0” sızdırmazlık için metal körük salmastralar kullanılır. Bu tür salmastralar, metal körüğün mekanik ömrü boyunca, salmastra sızdırmazlığını, takibe gerek kalmaksızın,  güvenle sağlarlar. Bakım masraflarını azaltırlar. Bu salmastra tipi ile “Basınç dengeli” vanalar imal etmek mümkündür.

d)     Kontrol vanası olarak kullanılan tiplerde “Ayar Karakteristikleri”ne göre:

-       Doğrusal (lineer) karakteristikli: Strokta her birim artış, debide eşit artış sağlamaktadır.

-       Hızlı açma karakteristikli: Bu karakteristik, vana açmaya başladığında maksimum debiye hemen çıkılması gereken durumlar için uygundur.

-       Eş orantı karakteristikli: Bu üç karakteristik tipi içinde, kontrol vanalarında en fazla kullanılanıdır. Bu tipte, vananın her birim strok hareketinde debi değişimi, hareket öncesi elde edilmiş debi ile doğrudan orantılıdır. Bu vanalarda açma başlangıcında, strok küçükken debi değişimi az, vana tam açık pozisyona yaklaştığında, strok tamamlanırken debi değişimi oranı yüksek olmaktadır. Bu karakteristik, kontrolün daha zor olduğu az strok, küçük debiler bölgesinde yarım açık pozisyona kadar, iyi ve hassas bir ayar imkanı sağlamaktadır.

 

Uygulama Örnekleri:

Sızdırmanın tehlike yaratabileceği durumlarda, Glob vana kullanmamız gerekiyor ise; iki vanayı biri birinin peşi sıra seri olarak takabiliriz. Girişte bir kaçak söz konusu olursa, yedek bir vana sistemde hazır bulunmuş olur. Bu sistem ile basınç düşümünü de iki vanaya dağıtmış, toplam gürültü seviyesini düşürmüş oluruz.

 

İşletmede dikkat edilecek hususlar:

 

Sızdırmazlık, klape ve sit yüzeylerinin biri birinin üzerineoturmaları ile sağlandığı için, akışkanın temiz olmaması durumunda, iki yüzeyin arasına katı partiküllerin girmesi ile, öncelikle sızdırmazlık sağlanamayacak ve yüzeylerde bozulmalar olacak, kaçak başlayacaktır. Akışkanın temiz olması, filtreleme her vanada olduğu gibi, bu vanalarda da çok önemlidir.

Kullanılan akışkanın sıcaklık düştüğünde donma veya katılaşması söz konusu olabilecek ise, gövdenin serpantin, ceket gibi bir düzenle ısıtılması gerekir.

Genel enerji tasarrufu açısından da; vanaların ortama ısı kaybına yol açacak geniş yüzeyleri olduğu unutulmamalı ve ortam sıcaklığından farklı akışkanın geçtiği vanalar muhakkak izole edilmelidir.

Bu tür vanalar yapıları gereği yarı açık pozisyonda bir problem doğurmadan kalabilir. Ancak, kapanmaya çok yakın, yani vananın çok kısık tutulduğu pozisyonlarda uzun süre tutulması doğru değildir. Vananın anma ölçüsünün olması gerekenden büyük seçilmiş olduğu bu durumlarda, Klape ile sit arasında bırakılmış küçük aralıkta akışkan hızı ciddi şekilde artar. Akışkanın hızlı geçişi sit ve klape yüzeyinde kılcal olarak başlayan izler bırakır. Bu izler zamanla büyür ve vana kaçırmaya başlar. Bu hızlı akış aynı zamanda yüksek gürültü anlamına gelmektedir. Ayar için kullanılacak vanalarda, tasarım debisineuygun “Debi faktörü” olan vanalar seçilmelidir. Kapasitesi büyük vana seçimi, ayar kabiliyetini azaltır. Bazı durumlarda, boru anma çapından bir veya iki kademe düşük anma çaplı vanalar kullanılabilmektedir.

Bakım, onarım:

Bu tür vanalarda en çok karşılaşılan sorunlar, yine; sızdırmazlık yüzeylerinin aşınması ve salmastra kaçaklarıdır.

Mil salmastrasından kaçak söz konusu olduğunda, salmastra sıkıştırılarak kaçaklar önlenmelidir. Ancak; vanalar tesisata bağlanmadan önce uzun süre depoda beklemiş veya sıkıştırılabilme sınırının sonuna gelmiş ise, salmastralar elastikiyetlerini kaybederek, kaçırmayı önleyemez hale gelebilirler. Bu durumda onarım mümkün değildir ve salmastra yenilenmelidir.

Salmastra kaçaklarının tamamen önlenmesi için geliştirilmiş metal körük salmastralı vanalarda, bakım onarımcının salmastrayı sıkmak için takibi gerekmez. Bu vanalarda, metal körük mekanik ömrünü (5.000, 10.000, vb. tam açma gibi imalatçının verdiği ömür değerlerine göre) tamamlar ve delinir ise, bunun, yeni mil- salmastra grubu ile değiştirilmesi gerekir.

Sızdırmazlık yüzeylerinin zarar görmüş olması sonucu onarım işi gerektiğinde, yüzeylerin taşlanması, alıştırılması gibi işlemler zorunlu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden bu tür onarım işinin imalatçı firmada yaptırılması daha doğru olacaktır.

Kavitasyon, erozyon gibi problemler sonucu gövdede aşınma, delinme söz konusu olduğunda, teknik alt yapı mevcut ise, gerekli önlemler alınarak ve teknolojik gerekler yerine getirilerek, özellikle çelik vanalarda kaynak dolgusu ile onarım yapılabilir.

 

3.1.3.  PİSTONLU VANA (PISTON VALVE- KOLBENSCHIEBER VENTIL)

 

Çalışma Şekli:  

Pistonlu vanalar; bir milin ucuna bağlı pistonun, akışkan geçiş deliğine yerleştirilmiş, metal olmayan conta paketleri içinden geçirilip, indirilip, kaldırılması ile akışkan geçişini kesip, açarak görevlerini yerine getirirler.

 

Üstünlükleri:

-        Akış kontrolü sağlarlar.

-        Metal pistonun, metal olmayan conta paketlerine çevresel sıkı teması ile iyi bir sızdırmazlıksağlanır.

-        Pistonun çevresi, conta paketleri tarafından açma, kapama sırasında, sıyrılarak ilerlediği için, katı partikül içeren sıvılar için de kullanılabilir.

-        Gaz akışkanlar için de uygundurlar.

-        Pistonlar metal olmayan contalar içinde hareket ettiği için, kolay kolay aşınmaz. Aşınan contalar ise kolayca yenilenebilir.

 

Zayıf Yönleri:

-        Yapıları itibarı ile basınç kayıpları fazladır.

-        Ölü hacim içermektedirler. Vana içinde kalıntılar birikebilir.

-        Büyük anma ölçülerinde, açma kapama miline çok büyük kuvvetler etkimektedir. Bu kuvvet, kapamayı zorlaştırmaktadır. DN 65’ten büyük anma ölçülerinde “Denge pistonlu“ tip vanaya geçmek uygundur.

 

Akışkan Cinsi:

Temiz, nötr veya agresifsıvı, gaz akışkanlar

Akış Yönü:

Belirtilmiştir. Aksi yönde akış tavsiye edilmez.

 

Kullanım Yerleri:

Sıcak ve Soğuk Su Tesisatları, Buhar Tesisatları, Kızgın Yağ Tesisatları

 

Tahrik Şekli:

El ile, pnömatik aktüatörler ile

 

Anma Ölçüleri:

DN 15’ten DN 200’e kadar olabilmektedir.

 

Anma Basıncı:

PN 63’e kadar çıkılabilmektedir.

 

Çalışma Sıcaklık Aralığı:

-100C’den +3500C’ye kadar genişleyebilmektedir. Ancak, genelde –100C ve +3000C aralığı için imal edilmektedirler.

 

Gövde Malzemesi:

Pik, sfero ve çelik Döküm

 

Tesisata Bağlantı Şekli:

Vidalı, Flanşlı, Kaynak Ağızlı

 

Pistonlu Vana tipleri:

a)     Basınç kuvveti dengelemelerine göre:

-       Normal pistonlu: Bu tiplerde piston kapama sırasında, doğrudan akışkanın piston çapından doğan alana karşı uyguladığı kuvveti yenmek zorundadır. (Oturmalı- Glob tip vanalarda bu kuvvetten bahsedilmişti)

-       Denge pistonlu: Piston içinden, pistonun arkasına uzanan deliklerle, pistonun alt ve üstünde eşit basınç yaratılmakta ve kapama sırasında operatör sadece piston ve sızdırmazlık ringleri arasında oluşan sürtünme kuvvetini yenmeye çalışmakta, harcaması gereken kuvvet ciddi oranda azalmaktadır. DN 65 ve üzeri ölçülerde kullanılmaktadır.

 

İşletmede dikkat edilecek hususlar:

 

Kullanılan akışkanın sıcaklık düştüğünde donma veya katılaşması söz konusu olabilecek ise, gövdenin serpantin, ceket gibi bir düzenle ısıtılması gerekir.

Genel enerji tasarrufu açısından da; vanaların ortama ısı kaybına yol açacak geniş yüzeyleri olduğu unutulmamalı ve ortam sıcaklığından farklı akışkanın geçtiği vanalar muhakkak izole edilmelidir.

 

Bakım, onarım:

Bu tür vanalarda en çok karşılaşılan sorunlar; contaların aşınması ve sıkıştırma paylarının kalmamasıdır.

Piston conta takımları, imalatçıdan yenileri temin edilerek kolaylıkla değiştirilebilir. Kapak açılarak, piston ve eskimiş contalar çıkarılır. Piston yüzeyi temizlenir ve parlatılır. Sırası ile alt conta takımı, metal ara ring ve üst conta takımı yuvaya yerleştirilir. Piston her iki contanın da içinden geçecek şekilde yerleştirilir. Kapak saplama somunları karşılıklı olarak sıkılarak, kapak monte edilir.

Denge Pistonlu vanalarda; mil salmastrasından kaçak söz konusu olduğunda, salmastra sıkıştırılarak kaçaklar önlenmelidir. Ancak; vanalar tesisata bağlanmadan önce uzun süre depoda beklemiş veya sıkıştırılabilme sınırının sonuna gelmiş ise, salmastralar elastikiyetlerini kaybederek, kaçırmayı önleyemez hale gelebilirler. Bu durumda onarım mümkün değildir ve salmastra yenilenmelidir.

 

3.1.4.  DİYAFRAM VANA- MEMBRANLI VANA (DIAPHRAGM VALVE- MEMBRAN VENTIL)

Çalışma Şekli:  

Diyafram vanalar; bir membranın akış yönüne dik olarak hareket ettirilerek, bir sızdırmazlık yüzeyine oturtulması ile görevlerini yerine getirirler. Gövdesi kaplanmamış vanalarda, akışkan geçiş kesiti, anma ölçüsü ile belirlenmiş kesitin % 50’sine kadar, gövdesi kaplanmış vanalarda ise % 35’ine kadar küçülebilir.

 

Üstünlükleri:

-       Değişken amaçlar için universal olarak kullanılabilir.

-       En temizden, çok kirli akışkanlara kadar geniş bir yelpaze için uygundurlar.

-       Akışa dik kesit değişimi sayesinde ayar için de uygundurlar.

-       Montaj boyutları küçüktür.

-       Güvenilir bir sızdırmazlık sağlarlar.

-       Çok yüksek sayıda açma, kapama yapmaya uygundurlar.

-       Ölü hacimleri yoktur. Sterilize edilebilirler.

-       Akış için uygun bir iç geometri söz konusudur.

-       Membranın kendisi aynı zamanda dış ortama kaçakları da engellediği için mil salmastrasına gerek yoktur.

 

Zayıf Yönleri:

-       Ancak, düşük sıcaklıklarda ve basınçlarda kullanılabilirler.

-       İşletme basıncı olarak, vana giriş ve çıkış basınçları toplamını almak söz konusudur.

 

Akışkan Cinsi:

Temizden, çok kirliye kadar sıvı, viskoz ve gaz akışkanlar

 

Akış Yönü:

Belirtilmemiştir. Her iki yönde kullanılabilir.

 

Kullanım Yerleri:

Endüstriyel tesislerin her kesiminde, özellikle; Fermantasyon, Gen Araştırma, gıda ve içecek endüstrisi gibi biyoteknolojik tesislerde, her tür kimya tesisinde, mikro çip üretimi gibi yüksek oranda temizlik isteyen malzeme üretiminde

 

Tahrik Şekli:

El ile, aktüatörler ile

 

Anma Ölçüleri:

DN 15’ten DN 300’e kadar olabilmektedir.

 

Anma Basıncı:

Tek taraflı 20 bar, iki tarafta birden 10 bar’a kadar çıkılabilmektedir.

 

Çalışma Sıcaklık Aralığı:

-200C’den en fazla +1500C’ye kadar

 

Gövde Malzemesi:

Elastomer kaplanmış Pik ve Çelik Döküm

 

Sızdırmazlık Malzemesi:

EPDM, NBR, Silikon, PTFE

Tesisata Bağlantı Şekli:

Vidalı, flanşlı, rakorlu, Yapıştırma Ağızlı

 

İlgili mamul standartları:

DIN 3359, BS 5156

 

Diyafram Vana Tipleri:

a)          Mil ve volana göre:

-       Yükselen volanlı

-       Yükselmeyen volanlı

-       Yükselen milli

-       Yükselmeyen milli

b)          Gövde kaplamasına göre:

-       Gövde malzemesi kaplanmış

-       Gövde malzemesi kaplanmamış

 

İşletmede dikkat edilecek hususlar:

Yumuşak membranlarda milin aşırı sıkması sonucu ezilme tehlikesi bulunmaktadır. Bunun önüne geçmek için mile bir hareket sınırlayıcı takmak gerekir. Vana tesisata yatay bağlandığında, Membranın üstüne oturduğu orta fatura, akışkanın serbest drenajını engeller. Akışkanın serbest boşalması isteniyorsa, vana çıkış tarafı 200 kadar aşağı bakacak şekilde vana monte edilmelidir.

Bakım, onarım:

Karşılaşılan başlıca sorunlar; membranın veya kaplamanın delinmesidir.

Membranın ve kaplamanın tamiri söz konusu değildir. Yenilenmeleri gerekir. Membran, ek conta vb. gerektirmeden kolaylıkla değiştirilebilir.

 

3.1.    ÇEYREK TURLA AÇILIP, KAPANAN VANALAR (QUARTER TURN VALVES- SCHWENK VENTILE)

3.2.1.  KÜRESEL VANA (BALL VALVE- KUGELHAHN)

Çalışma Şekli:  

Küresel vanalar; bir milin ucuna yerleştirilmiş ortasında bir veya birden fazla delik olan, çoğunlukla elastomer (İhtiyaca göre metal de olabilir)  iki conta arasında dengelenmiş bir kürenin, akışkan geçiş delik ekseni üzerinde 90 0 döndürülmesi ve deliğin (deliklerin) geçişe açık veya kapalı konuma getirilmesi ile akışkan geçişini kesip, açarak görevlerini yerine getirirler. Tam açık veya tam kapalı olarak çalışmaları tercih edilir. Hassas akış kontrolü için uygun değillerdir.

 

Üstünlükleri:

-       Akışkanın serbest, rahat geçişini sağlarlar.

-       Özellikle 2 yollu vanalarda basınç düşümü çok düşüktür. Armatür akış direncinin en düşük olduğu vana tiplerindendir.

-       Kullanımları rahattır.

-       Aktüatörlü olarak kullanılabilirler.

-       Gaz akışkanlar için de uygundurlar. Özellikle elastomer contaların kullanılması ile “0 kaçak” sağlanabilmektedir.

-       Vananın her iki yönünden de akış mümkündür.

 

Zayıf Yönleri:

-       Yapıları sebebi ile ağırlıkları fazladır.

-       Anma ölçüsü büyüdükçe fiyatları nispi olarak pahalılaşmaktadır.

-       Küre ve gövde iç boşluğu arasında ölü hacim söz konusudur.

-       Ani açma kapama koç darbeleri yaratabilir.

-       Elastomer contalı vanalarda, elastomerin sıcaklık dayanımına bağlı olarak, nispeten düşük çalışma sıcaklıkları söz konusudur.

 

 

Akışkan Cinsi:

Temiz, katılaşmayan, nötr veya agresif sıvı ve gaz akışkanlar

 

Akış Yönü:

İki yönlü kesme vanalarında her iki yönde de akış mümkündür. 3 ve 4 yollu vanalarda, akış yönü belirtilmektedir.

Kullanım Yerleri:

Sıcak ve Soğuk Su Tesisatları, Doğal Gaz- Petrol taşıma ana hatları, Gaz dağıtım Tesisatları, Basınçlı hava tesisatları, Petrokimya Tesisleri, Makina İmalatı, Özel Araç İmalatı, Kağıt imalatı, vb.

 

Tahrik Şekli:

El ile, motorlu, hidrolik, pnömatik aktüatörler ile.

 

Anma Ölçüleri:

DN 8’den DN 1500’e kadar olabilmektedir.

 

Anma Basıncı:

PN 500’e kadar çıkılabilmektedir. Ancak, genelde PN 40’a kadar imal edilmektedirler.

 

Çalışma Sıcaklık Aralığı:

-2750C’den +8000C’ye kadar genişleyebilmektedir. Ancak, genelde –200C ve +1500C aralığı için imal edilmektedirler.

 

Gövde Malzemesi:

Bakır alaşımları (Pirinç, Bronz), Pik, sfero, çelik ve paslanmaz çelik Döküm ile Çelik ve Paslanmaz Çelik, Titanyum, Alüminyum, Seramik, PVC, PP, PTFE

 

Sızdırmazlık conta malzemesi:

Çeşitli Elastomerler (PTFE- Teflon, NBR, vb.), Grafit, Seramik, Nikel alaşımları gibi metal malzeme

 

Tesisata Bağlantı Şekli:

Vidalı, Flanşlı, Kaynak Ağızlı, Rakorlu.

 

İlgili bazı mamul standartları:

TS 3148, TS 9809, DIN 3357, DIN 3441- 3442, API 6D, BS 5159, BS 5351

 

Küresel Vana Tipleri:

 

a)     Geçiş delik büyüklüğüne göre:

-       Tam geçişli vanalar: Geçiş deliği; vananın anma ölçüsüne bağlı olarak standartlarda verilen ve genelde anma ölçüsünün mm cinsinden ifade edilmiş değerine çok yakın olarak belirlenmiş çapta olan, türbülanssız, düzgün bir akış sağlayan vanalar

-       Dar (redüksiyon) geçişli vanalar: Geçiş deliği; anma ölçüsünün mm cinsinden ifade edilmiş değerinden düşük olarak belirlenmiş ve genelde vana anma ölçüsünden bir küçük anma ölçüsü için verilmiş çapta olan vanalar

Anılan tiplerin;

Avantajları:

Tam geçişli vanaların geçiş deliği, bağlı oldukları boru iç çapına çok yakın bir ölçüde olduğundan, vananın tam açık pozisyonunda çok düşük bir akış direnci gösterirler ve sistem toplam direnç faktörünün düşük seviyede kalmasını sağlarlar.

Dar geçişli vanalar, daha küçük küre kullanılabildiği için daha hafif ve ucuzdur. Direnç faktörleri, tam geçişlilere göre daha yüksek olmasına rağmen, diğer tip vanalara göre daha düşük seviyede kaldığı için, çok sayıda vana kullanımının söz konusu olmadığı yerlerde rahatlıkla kullanılabilirler.

 

Dezavantajları:

Dar geçişli vanalarda, akış önce daralan, sonra tekrar genişleyen bir yol izlediğinden, türbülans oluşmakta ve vana direnç faktörü artmaktadır. Bu artış, sistemde artan vana sayısına paralel, daha büyük pompa basma yüksekliği ve artan enerji sarfiyatı anlamına gelmektedir.

 

b)     Akış yönüne göre:

-       2 yollu

-       3 yollu

-       4 yollu

2 yollu vanalar en geniş şekilde kullanılan tiplerdir. 3 ve 4 yollu vanalar, 2 yollu vanalarda bulunan doğrusal geçiş deliğine dik olarak, akış eksenine dik olarak delik (delikler) delinmesi ile üretilir ve tesisata bağlantı şekline göre dağıtım veya karışım vanası olarak kullanılırlar.

 

 

 

c)     Küre yataklama şekline göre:

-       Yüzer küreli (Floating ball): Kürenin sadece iki tarafındaki sızdırmazlık contaları ile yataklandığı vanalardır. Vananın kapalı konumunda, açma- kapama mili, küreye akış ekseninde hareket edebilme imkanı veren, bir kanal içinde bağlanmaktadır ve akışkan basıncı, küreyi karşı tarafta kalan contaya doğru iterek, sızdırmazlığa olumlu katkıda bulunmaktadır. Vana anma basıncına göre değişmekle beraber, bu tip yataklama DN 100-125 anma ölçülerine kadar kullanılabilmektedir. Basınç- Sıcaklık değerleri düşük uygulamalarda kullanılırlar.

-       Yataklanmış küreli (Trunnion ball): Kürenin akış eksenine dik doğrultudaki ekseni üzerinde. alttan ve üstten mile doğrudan bağlı olarak yataklandığı vanalardır. Kapalı vana geçiş kesiti üzerinde oluşacak basınç kuvveti contalar değil, alt ve üst yataklar tarafından karşılanır. Basınç- Sıcaklık değerleri yüksek uygulamalarda kullanılırlar. DN 150, geçiş delik çapı 150 mm olan tam geçişli, PN 25 bir vanayı incelediğimizde, akışkan basıncının P = 20 Bar olması durumunda, kapalı vanada küreye uygulanan basınç kuvvetinin;

F = [(3,14 x 152) / 4] x 20 = 3.532 kgf gibi oldukça yüksek bir boyuta ulaştığını ve bu kuvvetin sadece elastomer contalar tarafından karşılanması durumunda, contayı deforme edebileceğini görürüz

-       Tabak yay takviyeli: Sızdırmazlık contalarının tabak yay içine yerleştirilmesi ile akışkan geliş yönünde de, contanın küre yüzeyine yapışması sağlanarak, sızdırmazlığa olumlu katkı sağlanmaktadır. Hem “Yüzer küreli”, hem de “yataklanmış küreli” tiplerde kullanılabilmektedir.

 

d)     Gövde yapısına göre:

-       Tek parçalı: Gövdenin tek parça olup, küre ve contaların yandan (Side entry) veya üstten (Top entry) monte edilerek, sıkıştırıldığı tiplerdir. Top entry tiplerde, vana hattan sökülmeden bakım ve parça değişikliği yapılabilir.

-       İki veya üç parçalı: Vana gövdesini oluşturan parçaların biri birine vidalı olarak veya cıvata, saplama ve somunlarla birleştirildiği tiplerdir.

-       Tam kaynaklı: Vananın bütün parçaları monte edildikten sonra gövde parçalarının biri birine kaynatıldığı, bakım yapmanın mümkün olmadığı tiplerdir. Bu tipler genelde, bağlantı yerlerinden atmosfere kaçak istenmeyen akışkanlar ile yüksek basınç ve sıcaklıklarda kullanılırlar.

 

e)      Kontrol kabiliyetine göre:

-       Kesme vanası: Küresel vanalar genelde bu tipte olup, geçiş kesiti engelsiz bir deliktir. Sadece, tam açık ve tam kapalı kullanılmaları uygundur.

-       Kontrol vanası: Geçiş kesitine yerleştirilmiş özel form delikler sayesinde kontrol kabiliyeti kazanmış tiplerdir.

 

Uygulama Örnekleri:

Rafinerilerde, gaz hatlarında, yangın durumunda elastomer contaların eriyip görev yapamaması durumunda, sızdırmazlık sağlamaya devam edecek “Yangın emniyetli- Fire safe” küresel vanalar kullanılır. Bu vanalar için özel test standartları mevcuttur.  (API 607, BS 6755)

 

İşletmede dikkat edilecek hususlar:

 

Sızdırmazlık, küre ve conta yüzeylerinin biri birinin üzerine oturmaları ile sağlandığı için, akışkanın temiz olmaması durumunda, açma, kapama işlemi sırasında iki yüzeyin arasına katı partiküllerin girmesi ile, öncelikle yüzeylerde bozulmalar olacak ve sızdırmazlık sağlanamayacak, kaçak başlayacaktır. Akışkanın temiz olması, filtreleme her vanada olduğu gibi, bu vanalarda da çok önemlidir.

Vanaların uzun süre kapalı kalması söz konusu olduğunda, akışkan ile temas halinde bulunan küre yüzeyinde, akışkanın cins ve kalitesine göre kalıcı tabakalar oluşabilmektedir. Bu tabakalar oluştuktan sonra, kürenin açılması çok zorlaşmakta, açmak için kuvvet uygulandığında, açma- kapama mili kırılabilmekte, kolun mile geçme noktası yalama olabilmektedir. Bu yüzden, uzun olmayan periyotlarla (1-2hafta) vanaların kısa süreli açılıp, kapanmaları tabakaların oluşmasını önleyecek, vananın ömrü uzayacaktır.

Bu tür vanalar yapıları gereği tam açık veya tam kapalı konumda çalışmalıdır. Aksi takdirde, kapanmaya yakın, yani küre deliğinin, conta tarafından büyük ölçüde kapandığı durumlarda, küre ile conta arasında kalan küçük aralıkta akışkan hızı ciddi şekilde artar. Akışkanın hızlı geçişi conta yüzeyinde izler bırakır. Bu izler zamanla büyür ve vana kaçırmaya başlar. Bu hızlı akış aynı zamanda yüksek gürültü anlamına gelmektedir. Uzun süreli bu ara durumda kalan conta yüzeyinde deformasyon söz konusu olur ve kürenin tekrar açılıp, kapanması sırasında conta yaralanır.

Kullanılan akışkanın sıcaklık düştüğünde donma veya katılaşması söz konusu olabilecek ise, gövdenin serpantin, ceket gibi bir düzenle ısıtılması gerekir.

Genel enerji tasarrufu açısından da; vanaların ortama ısı kaybına yol açacak geniş yüzeyleri olduğu unutulmamalı ve ortam sıcaklığından farklı akışkanın geçtiği vanalar muhakkak izole edilmelidir.

Bakım, onarım:

Bu tür vanalarda en çok karşılaşılan sorunlar, yine; sızdırmazlık yüzeylerinin (küre ve/ veya conta) aşınması ve salmastra kaçaklarıdır.

Mil salmastrasından kaçak söz konusu olduğunda, salmastra sıkıştırılarak kaçaklar önlenmelidir. Ancak; vanalar sıkıştırılabilme sınırının sonuna gelmiş ise, salmastralar elastikiyetlerini kaybederek, kaçırmayı önleyemez hale gelebilirler. Bu durumda onarım mümkün değildir ve salmastra yenilenmelidir.

Sızdırmazlık yüzeylerinin zarar görmüş olması sonucu onarım işi gerektiğinde, küre yüzeylerinin taşlanması, conta alıştırılması gibi işlemler zorunlu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden bu tür onarım işinin imalatçı firmada yaptırılması daha doğru olacaktır. Bozulan parçaların yenileri ile değiştirilmeleri genelde mümkündür. Ancak, parça değişimi sonrası, vananın sızdırmazlık açısından kontrol edilmesi şarttır.

 

3.2.2.  TAPALI (KONİK- SİLİNDİRİK) VANA (PLUG VALVE- KÜKENHAHN)

 

Çalışma Şekli:  

Tapalı vanalar; akış eksenine dik konik veya silindirik bir yuvaya oturtulmuş ve ortası delik konik veya silindirik bir parçanın, 90 0 döndürülmesi ve deliğin (deliklerin) geçişe açık veya kapalı konuma getirilmesi ile akışkan geçişini kesip, açarak görevlerini yerine getirirler. Konik tapalı vanalar daha çok kullanılmaktadır. Sızdırmazlık tapanın yatağın içine bastırılması ve uygun yağlayıcı ara malzeme kullanılarak sağlanır. Tam açık veya tam kapalı olarak çalışmaları tercih edilir. Delikler, yuvarlak kesitli olabildiği gibi, daha küçük gövde ile geçiş kesitini koruyabilmek için; silindirik tapalı vanalarda dikdörtgen, konik vanalarda da trapez olabilir. Bu kesitler yuvarlak kesitlere göre direnç faktörünü az da olsa arttırmaktadır. Tapalı vanalar genelde terk edilmekte olan bir vana tipidir.

 

Üstünlükleri:

-       Akışkanın serbest, rahat geçişini sağlarlar.

-       Özellikle 2 yollu vanalarda basınç düşümü düşüktür. Armatür akış direncinin düşük olduğu vana tiplerindendir.

-       Kullanımları rahattır.

-       Aktüatörlü olarak kullanılabilirler.

-       Hat üzerinde vana gövdesi sökülmeden bakım, tamirat yapmak mümkündür.

-       Yangın emniyetli, yüksek ve düşük sıcaklıklara uygun tipleri vardır.

-       Tapa ve yuvası arasında ölü hacim yoktur.

-       Vananın her iki yönünden de akış mümkündür.

 

Zayıf Yönleri:

-       Yapıları sebebi ile ağırlıkları fazladır.

-       Anma ölçüsü büyüdükçe fiyatları nispi olarak pahalılaşmaktadır.

-       Ani açma kapama koç darbeleri yaratabilir.

-       Metal, metale sızdırmazlık sağlandığından malzeme aşınması fazladır. Sızdırmaz özelliklerini çabuk kaybederler.

 

Akışkan Cinsi:

Temiz, katılaşmayan, nötr veya agresif sıvılar ve sınırlı gaz akışkanlar

 

Akış Yönü:

İki yönlü vanalarda her iki yönde de akış mümkündür. 3 ve 4 yollu vanalarda, akış yönü belirtilmektedir.

 

Kullanım Yerleri:

Petrokimya, kimya, petrol, Gaz taşıma ana hatlarında By-Pass vanası olarak, sızdırmazlığını çabuk kaybettiği için, tehlike doğurmayacak uygulamalarda kullanılabilir.

 

Tahrik Şekli:

El ile, motorlu, hidrolik, pnömatik aktüatörler ile.

 

Anma Ölçüleri:

DN 8’den DN 100’e kadar olabilmektedir.

 

Anma Basıncı:

PN 63’e kadar çıkılabilmektedir.

 

Çalışma Sıcaklık Aralığı:

-2000C’den +8000C’ye kadar genişleyebilmektedir. Ancak, genelde –100C ve +1000C aralığı için imal edilmektedirler.

 

Gövde Malzemesi:

Pik, sfero, çelik, paslanmaz çelik ve bronz Döküm, Cam, PVC, PP, PTFE

 

Sızdırmazlık conta malzemesi:

Tapa kendi geometrisine tam uygun, ancak farklı malzemeden bir yuvanın içine bastırılır ve iki malzeme arasında sızdırmazlık saplanır. (Örneğin; Pik döküm gövde içinde, çelik tapa) PTFE yuva kılıfı olarak kullanılabilir.

 

Tesisata Bağlantı Şekli:

Flanşlı, Rakorlu.

 

İlgili bazı mamul standartları:

API 6D, API 593- 599, BS 5158, BS 5353

 

Tapalı Vana Tipleri:

 

a)     Tapa geometrisine göre:

-       Konik tapalı vanalar,

-       Silindirik tapalı vanalar,

 

Konik tapalı vanalarda, tapanın yuvasına daha fazla bastırılması ile sızdırmazlık kabiliyeti arttırılabilir. Sürtünmenin, dolayısı ile aşınmanın azaltılması için, dönüş sırasında tapa kaldırılabilir.

 

b)     Akış yönüne göre:

-       2 yollu

-       3 yollu

-       4 yollu

2 yollu vanalar en geniş şekilde kullanılan tiplerdir. Çok yönlüler dağıtım veya karışım vanası olarak kullanılmaktadır.

c)     Tapanın yağlama şekline göre:

-       Yağlanmayan vanalar: Tapalı vanaların en basit tipidir ve yağlayıcıların kullanılmasına müsaade edilmeyen uygulamalarda kullanılırlar.

-       Yağlanan vanalar: Bu tipler genelde petrol sahalarında, rafinerilerde kullanılırlar.

 

Uygulama Örnekleri:

Su, özellikle pis su tesisatlarında “Eksantrik tapalı vana”lar kullanılabilir. Bu vanalarda konik tapanın tek tarafı ve dolayısı ile tapanın dönüşü sırasında yüzeyler arası sürtünme kaldırılmıştır.

Konik tapanın geniş tarafı alta gelecek şekilde yerleştiği vanalarda, alt ve üst yüzeylere açılan delikler ile tapanın alt ve üstünde basınç dengesi sağlanan “Denge basınçlı vana” tipleri de mevcuttur.

Yağlanmayan vanalar “Yangın emniyetli- Fire safe” vana olarak kullanılabilirler.

 

İşletmede dikkat edilecek hususlar:

Sızdırmazlık, tapa ve yuva yüzeylerinin biribirine oturmaları ile sağlandığı için, akışkanın temiz olmaması durumunda, açma, kapama işlemi sırasında iki yüzeyin arasına katı partiküllerin girmesi ile, öncelikle yüzeylerde bozulmalar olacak ve sızdırmazlık sağlanamayacak, kaçak başlayacaktır. Akışkanın temiz olması, filtreleme her vanada olduğu gibi, bu vanalarda da çok önemlidir.

 

Bakım, onarım:

Bu tür vanalarda en çok karşılaşılan sorunlar, yine; sızdırmazlık yüzeylerinin (tapa ve yuva) aşınması ve salmastra kaçaklarıdır.

Yağlanan tiplerde basınç altında da olsa yağlama yaparak sızdırmazlığın devamı sağlanabilmektedir.

 

 

3.2.3.  KELEBEK VANA (BUTTERFLY VALVE- ABSPERRKLAPPE)

 

 

 

 

 

 

 

 

Çalışma Şekli:  

Kelebek vanalar; merkezinden veya eksantrik olarak yataklanmış düz bir diskin, akışkan geçiş deliği ortasında 90 0 döndürülmesi ile akışkan geçişini kesip, açarak görevlerini yerine getirirler. Hassas akış kontrolü için uygun değillerdir. Kontrol için kullanılmaları gerektiğinde; klapenin ancak 150 ile 750 arasında hareket sahasında kontrol mümkündür.

 

Üstünlükleri:

-       Hafiftirler. Montaj boyları kısadır.

-       Belirli büyüklükten sonra maliyeti düşürürler.

-       Açık konumlarında akışkan kalıntısı oluşmaz veya çok az oluşur.

-       Rahat monte edilirler.

-       Bakım ihtiyaçları azdır.

-       Akışkan ile temas eden kısımları azdır.

-       Akışkanın nispeten serbest, rahat geçişini sağlarlar.

-       Kullanımları rahattır.

-       Aktüatörlü olarak kullanılabilirler.

 

Zayıf Yönleri:

-       Yüksek basınçlar için uygun değildir.

-       Ani açma kapama koç darbeleri yaratabilir.

-       Elastomer kaplamalı vanalarda, elastomerin sıcaklık dayanımına bağlı olarak, nispeten düşük çalışma sıcaklıkları söz konusudur.

 

Akışkan Cinsi:

Nispeten temiz, nötr veya agresif sıvı ve gaz akışkanlar

 

Akış Yönü:

Merkez yataklı vanalarda her iki yönde de akış mümkündür. Eksantrik yataklamalı vanalarda akış yönü belirtilmelidir.

 

Kullanım Yerleri:

Çok kirli akışkan, çok sık açma kapama ihtiyacı ve yüksek sıcaklığın söz konusu olmadığı, nerede ise bütün uygulamalarda

 

Tahrik Şekli:

El ile, motorlu, hidrolik, pnömatik aktüatörler ile.

Anma Ölçüleri:

DN 40’tan DN 3000, hatta bunun da üstüne kadar çıkılabilmektedir. (Anma basıncının çap büyüdükçe azalması söz konusudur)

 

Anma Basıncı:

Merkezden yataklamalı vanalarda PN 10-16, eksantrik yataklamalı vanalarda PN 40’a kadar.

 

Çalışma Sıcaklık Aralığı:

-2000C’den +4000C’ye kadar genişleyebilmektedir. Ancak, genelde –100C ve +1200C aralığı için imal edilmektedirler.

 

Gövde Malzemesi:

Bakır alaşımları (Pirinç, Bronz), Pik, sfero, çelik ve paslanmaz çelik Döküm, Titanyum, Aluminyum, PVC, PP

 

Sızdırmazlık conta malzemesi:

Çeşitli Elastomerler (EPDM, PTFE- Teflon, NBR, Tabii kauçuk, vb.), yüksek basınç ve sıcaklık için metal malzeme

 

Tesisata Bağlantı Şekli:

Flanşlı, Sıkıştırmalı tip (Wafer), kulaklı

 

İlgili bazı mamul standartları:

DIN 3354, API 609, ANSI/ AWWA C504-80, BS 5155

 

Kelebek Vana Tipleri:

 

a)     Klape (Disk) yataklamasına göre:

 

 

 

 

 

 

 

 

-       Merkezden yataklamalı vanalar (a): Açma- kapama mili ekseni ve klapenin (diskin) dönüş merkez ekseninin çakışarak, gövde merkez ekseni ile aynı eksende buluştuğu vanalardır. Klapenin dönüş hareketi, çevresel conta içinde sızdırmazlık kuvvet bileşeni oluşturmamakta, sızdırmazlık, sadece contanın elastikiyetine bağlı bir çevresel yüzey basıncı ile sağlanmaktadır.

Avantajları: Uygun akış formu sağlar. Vana boyu çok kısalabilmektedir.

Dezavantajları: Mil yataklama noktaları, sızdırmazlık yüzeylerinde kesintiler oluşturmakta, bu da işletme basıncını sınırlandırmaktadır. (PİŞL. ≤  PN 16). Ayrıca, akış momenti hep vanayı kapatma yönünde etkimektedir. Bu koç darbesi riskini doğurur. Klapenin hızlı hareketini önleyici tedbirler alınmalıdır.

-       Eksantrik yataklamalı vanalar (b): Açma- kapama mili gövdenin merkez ekseni üzerindedir. Ancak klape, akış ekseni doğrultusunda, mil ekseninden uzakta bir düzlem üzerindedir. Tam açık vanada, klape merkez eksenden kaymış vaziyette durmaktadır. Açma, kapama sırasında klape, merkezi sızdırmazlık yüzeyinden kaçık, ancak akış ekseni üzerinde olan bir küre oluşturur. Klape; dönüşü sırasında, sızdırmazlık yüzeyi üzerinde, sızdırmazlık kuvvet bileşeni oluşturmamakta, yüzeye teğet hareket etmektedir.

Avantajları: : Mil yataklama noktalarının, sızdırmazlık yüzeylerinde kesintiler oluşturması söz konusu değildir. Sızdırmazlık contası, klape demonte edilmeden değiştirilebilir.

-       Çift eksantrik yataklamalı vanalar (c): Açma- kapama mili gövdenin merkez ekseninden kaçık olarak yataklanmıştır. Klape, akış ekseni doğrultusunda, mil ekseninden uzakta bir düzlem üzerindedir. Tam açık vanada, klape merkez eksenden kaymış vaziyette durmaktadır. Açma- kapama sırasında klape, merkezi sızdırmazlık yüzeyinden kaçık, ancak akış ekseni üzerinde olan bir küre oluşturur. Ancak, kürenin dönme merkezi, küre merkezinden kaçıktır. Böylece klape; kapatmaya yakın, sızdırmazlık yüzeyi üzerinde, sızdırmazlık kuvvet bileşeni oluşturmaktadır.

Avantajları: Sızdırmazlık yüzeyi üzerine bir kuvvet bileşeni uygulandığı ve mil yatakları sızdırmazlık yüzeyinde kesinti oluşturmadığı için, daha yüksek basınç kademelerine çıkılabilmektedir. Ayrıca, küçük açma açılarında bile, klape sızdırmazlık yüzeyinden ayrılarak, sürtünmeyi kaldırmaktadır.

 

b)     Sızdırmazlık conta cinsine göre:

-       Gövdeye iç kılıf veya iç yüzey olarak geçirilmiş contalı (Conta gövde üzerinde)

-       Klape çevresine conta veya dış yüzey olarak geçirilmiş contalı (Conta klape üzerinde)

Ayrıca;

-       Elastomer contalı

-       Metal contalı

 

 

 

Uygulama Örnekleri:

Kelebek vanaların anma ölçüleri oldukça yüksek değerlere ulaşabildiğinden, vanaların tesisata problemsiz takılıp, sökülebilmesi için, vanalar, boru ekseninde boyu uzayıp, kısalabilen “Demontaj Parçaları” ile birleştirilerek, monte edilir.

Teknolojinin gelişmesi ile küçük çaplarda da olsa, 200 Bar’a kadar işletme basınçlarında çalışabilen kelebek vanalar ile “Yangın emniyetli- Fire safe” imal edilebilmektedir.

 

İşletmede dikkat edilecek hususlar:

Vanaların uzun süre kapalı kalması söz konusu olduğunda, küçük sıcaklık farkları için bile, klape genleşen contanın içine gömülmekte, açma kapama sırasında zorluk çıkarmakta ve contayı aşındırarak çalışmaktadır. Bu yüzden, conta değişimi söz konusu olduğunda, çalışma şartlarına uygun conta malzemesi tespit edilip, bu malzemeden conta kullanılmalıdır.

 

Bakım, onarım:

Kelebek vanalar diğer vanalara nazaran daha az sorun çıkaran tipte vanalardır ve genelde karşılaşılan arızaları sızdırmazlık contalarının ve klapenin aşınmasıdır.

Contanın klape üzerinde olması halinde, contanın değişmesi mümkün ve kolaydır.

 

3.3.    KENDİNDEN TAHRİKLİ VANALAR

3.3.1.   ÇEKVALF (CHECK VALVE- RÜCKSCHLAGKLAPPE)

Çek valfler; içinden geçen akışkanın geriye dönmesini engellemek amacı ile üretilen emniyet armatürleridir. Her türlü akışkan için kullanılabilecek değişik tipleri mevcuttur.

a)     Çek valf tipleri :

-       Kalkışlı çek valfler (Lift check valves- Rückschlagventile): 

Kapatma elemanı oturma yüzeyine dik doğrultuda hareket eder. Yaylı ve yaysız tipleri vardır. Her iki tipte de akışkan basıncı ile açılan klape, yaysız olan tiplerde klape ağırlığı, yaylı tiplerde ise yay kuvveti ile kapatırlar. Yaysız tipler sadece; dik olarak, klape oturma yüzeyinin üstünde olacak şekilde monte edilebilirler. Yaylı tipler ise prensipte yatay ve düşey monte edilebilirler. Küçük anma ölçülerinde (DN 300’e kadar) imal edilirler. Oturmalı tip (Glob) vana gövdeleri kullanılarak imal edildikleri gibi, eksenel- düz gövdeli tipleri de vardır. Vidalı, flanşlı, sıkıştırmalı tip bağlantılar söz konusudur.

Avantajları: Klape stroku diğer tiplere göre daha kısadır. Bu yüzden daha çabuk kapatabilirler. Tam sızdırmazlık sağlanabilir. Parçaların tamamı özel metallerden seçilerek yüksek sıcaklıklara ve anma basınçlarına çıkılabilir.

Dezavantajları: Direnç faktörleri diğer tiplere göre daha yüksektir.

-       Çalpara çek valfler (Swing check valves- Rückschlagklappen): 

Kapatma elemanı, oturma yüzeyinin üstünde kalan bir menteşe sistemi ekseninde salınım hareketi yapar. Klape menteşe ekseni oturma yüzeyinin üstünde kalmak şartı ile yatay ve düşey monte edilebilirler. Ani kapanmalarını önlemek üzere; ağırlık, yay, amortisör uygulanabilen kollu tipleri vardır. DN 1000’e kadar imal edilirler. Anma basıncı ≤  PN 16. Vidalı, flanşlı, sıkıştırmalı tip bağlantılar söz konusudur.

Avantajları: Klapenin açık konumunda geçiş tam açık olduğundan, direnç faktörleri düşüktür.

Dezavantajları: Tam sızdırmazlık sağlamak zordur.

-       Kaçık merkez çalpara çek valfler (Tilting check valves- Kipprückschlagklappen): Kapatma elemanı çalpara çek valfler gibi bir menteşe sistemi ekseninde salınım hareketi yaparlar, ancak menteşe sistemi, oturma yüzeyi ekseninin biraz üstündedir. DN 150’den, DN 2000’e kadar imal edilirler. Anma basıncı ≤  PN 16.

-       Membranlı çek valfler (Diaphragm check valves- Membranrückflussverhinderer): Akışkan, akış yönünde ağzı kapanmış boru şeklinde membranın içine girdiğinde, membranın sahip olduğu esneme kabiliyeti sayesinde ağız açılır ve akış sağlanır. Aksi yönde ise, akışkan membranın içine girme fırsatı bulamadan, kapalı ağızda kalır, geri dönemez. Bu tür çek valfler daha çok katı parçaları da içeren pis su hatlarında kullanılır.

a)     Seçim kriterleri:

-       Debi: Çek valfin; bağlanacağı boru çapına göre değil de, geçireceği debiye göre seçilmesi önem taşımaktadır. Çek valf imalatçılarının her bir anma ölçüsü için vereceği Debi- Basınç düşümü ve minimum debi tablolarına göre yapacağımız seçim, çek valf'in düşük debileri geçirmek zorunda kalıp, çok sık açılıp kapanması ve klape ile oturma yüzeyinin bozulmasının önüne geçecek, daha verimli bir çalışma sağlayacaktır. Tablolarda debi genelde eşdeğer su hacmi olarak verilmektedir.

Başka bir akışkan söz konusu ise;